Emir Timur’un Altınorda Devleti Üzerine Etkileri

1360’lı yıllarda Çağatay Hanlığının başındaki Tuğluk Timur Han’a verdiği destekle Keş bölgesinin egemeni olmayı başaran Timur, liderlik yeteneklerini kullanarak emrine giren ordu üzerinde önemli bir otorite sağlamış ve yeterli güce ulaştıktan sonra Tuğluk Timur Han ile ilişkisini kesmiştir. Kendisi Cengiz Han soyundan gelmediği için kaideler gereği Çağatay Hanlığının başına geçmesi imkansızdı. Bu yüzden Cengiz Han soyundan gelen Suyurgatmış’ı kukla bir Han olarak başa geçirmiştir. Timur işte bu nedenledir ki ömrü boyunca Sultan, Padişah veya İmparator gibi ünvanlar kullanmayacak ve sadece belli bir bölgenin idarecisi olan “Emir” anlamındaki mütevazi ünvanı kendisine layık görerek, bunu onurla taşıyacaktır.

Emir Timur 1370 yılına gelindiğinde rakiplerinin kimine boyun eğdirerek, kimini ortadan kaldırarak Maveraünnehir’de iktidarı ele geçirmiş, uzun süren mücadelelerin ardından Cengiz Han soyundan gelenlerin yönettiği bir başka devlet olan Altınorda Devleti ile sorunlu bir sınır bölgesi olan Harezm’in de egemenliğini kazanmıştır.

Esasen 14.yüzyılın başlarında Dünyanın en parlak devletlerinden birisi olan Altınorda Devleti bu yüzyılın ortalarından itibaren gösterişini yitirmeye başlamıştır. Altınorda Devletinde 1357-1369 yılları arasında geçen süre için belirsizlik “Bulkak” dönemi denir. Altınorda idari merkezi olan Saray şehrinde tahta çıkabilmek için Şibanoğulları (sağ kol) ve Tokay-Timurlar (sol kol) arasında kıyasıya bir mücadele başlamış ve devletin idari mekanizması bozulmuştur. Bu dönemde 14 farklı isim iktidarı ele geçirmiş ve bu otorite boşluğundan kaynaklı olarak farklı yerlerde isyanlar baş göstermiştir.

Suğdak şehrini kendine merkez edinen Tokay Timurlardan Urus Han (1369-1379) idari mekanizmayı bir süre toparlamayı başarmış ve 1377 yılında Saray şehrini de ele geçirmişti. İşte bu hamleden sonra Urus Han’a muhalif olan Toktamış, Çağatay Emiri Timur’a sığınarak tahtı ele geçirmek için fırsat kollamaya başlamış ve yeni bir mücadele dönemine girilmiştir. Aslında Altınorda Devletinin içinde de Emir Timur gibi yetenekli komutanlar vardı ve onunla aynı kaderi paylaşıyorlardı. Altınorda emirlerinden Mamay Mirza da tıpkı Çağatay Emiri Timur gibi ülkesinin en güçlü ismi olmasına karşılık Han sülalesinden gelmediği için tahta oturamamış ve onun verdiği mücadeleler Altınorda tahtının sahibini belirlemiş ve Urus Han’a tahtı getirmişti. Fakat Mamay Mirza’nın talihi Emir Timur’unkine benzemedi. Öyle ki Altınorda Devletine bağlı olan Rus Knezliklerinin başkaldırılarına boyun eğdirmek için verdiği Don (1378) ve Kulikova (1380) savaşlarında Rusların büyük komutanı Dimitri Donskoy önünde tutunamamıştır. Bundan sonra zayıflayan Mamay Mirza’yı, Türkistan’a egemen olmayı başaran Emir Timur’un desteğiyle rahatça yenen Toktamış, Altınorda tahtına çıkmış ve iktidar tartışmaları son bulmuştur.

Moskova Knezi Dimitri Donskoy, Toktamış’a karşı Rus Knezlerini birleştirmek istese de bu amacına ulaşamamıştır. Toktamış Han, Vladimir başta olmak üzere birçok şehri tahrip etmiş, 1382 yılında Moskova’ya girerek şehrin hazinesini ele geçirmiştir. Bundan sonra Toktamış, Litvanya ile Moskova arasındaki anlaşmazlığa karşı kendi egemenliğini tanıması şartıyla Lehistan Kralı Lagislas 2.Jagellon’a idare hakkını vermiştir. (Bu gelişmelerden sonra 1390 yılında Lehistan ve Litvanya birleşeceklerdir.)

Batıda verdiği mücadeleler ve kazandığı prestij sonrasında kendine güveni gelen Toktamış Han bundan sonra sayesinde tahta çıkmayı başardığı Emir Timur ile mücadele etmekten çekinmeyecektir. Maveraünnehir ve Harezm’i elinde tutan Timur İran seferindeyken, Toktamış Maveraünnehir üzerine sefere çıkmış, Harezm’i ele geçirmiş, 1385’de Tebriz’i yağmalamıştır. Buharayı da kuşatmış ama başarılı olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine İran seferini yarım bırakmak zorunda kalan Timur onunla mücadele etmeye karar vererek Semerkand’a gelmiş ve Ürgenç’i ele geçirmiştir. Emir Timur karşısında tutunamayacağı anlaşılan Toktamış Deşt-i Kıpçak içlerine çekilerek bölgeyi terk etmiştir.

Toktamış Han’ın Deşt-i Kıpçak içlerine çekilmesi sonrası saldıran konumuna bu kez Timur geçmiştir. Uzun bir süre birbirleriyle savaşma olanağı bulamayan taraflar 1391 yılında yapılan Kunduzca (İtil bölgesi) savaşında karşılaşmış ve Timur galip gelmiştir. Gücünü toparlayan ve Litvanya ile Rus Knezliklerinden kısmi destek sağlayan Toktamış Han’a karşı Emir Timur bir kez daha yürümüştür. Astarhan ve Saray’ı tahrip ettikten sonra 1395 yılında yapılan Terek savaşında kesin bir galibiyet alan Emir Timur Altınorda’da Toktamış Han dönemini sonlandırmıştır.
Toktamış’ın Litvanyalıların yanına kaçması sonrasında Altınorda Hanlığı Emir (Nogay) Edige (İdikut) denetimine geçmiştir. 1399 yılında Vorska savaşında Toktamış’ın sığındığı Litvanyalıları mağlup eden Edige egemenliğini tescillemiştir.

Altınorda Devleti Terek savaşı sonrasında iyice zayıflamış ve çöküş dönemine geçmiştir. Yerleşik halkın büyük kesimi bölgeyi terk edip ormanlık alanlarda yaşamaya başlamışlardır. Timur’un tahribatı İtil ve Harezm üzerinden işleyen kervan ticaretini çökertmiş ve bölgenin ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Edige Noyan her ne kadar Ruslar üzerinde etkisini göstermiş ve onlara karşı cezalandırma akınları yaparak Moskova’yı vergiye bağlamışsa da ilerleyen dönemlerde Altınorda Devletinin girmiş olduğu bu gerileme dönemi sonlandırılamayacak ve bir çöküş dönemi içine girilecektir. Bu anlamda ilerleyen süreçte Kırım, Kazan, Astarhan, Nogay ve Sibir hanlıkları kurulacak, Rusya’nın bağımsızlık yolu da açılmış olacaktır.

Umut EKER
03/02/2016

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: