Kahvenin Osmanlı’ya Gelişi ve Yasaklanması

Türk kahvesinin Türkiye’ye gelişi konusunda çeşitli görüşler vardır. Bir görüş, kahvenin Mevlana zamanında Anadolu’da bilindiğini ileri sürmüşse de bunun doğru olmadığı daha sonra ortaya çıkmıştır. Yine dile getirilen bir diğer görüş ise kahvenin Türkiye’ye iki girişimci tarafından getirildiğidir. En yaygın görüş ise Kahvenin 1517 yılında Yemen Valisi, Özdemir Paşa tarafından Osmanlı’ya getirildiği görüşüdür.

Kahvenin bu topraklara gelişi, ile birlikte Kahvehaneler de ortaya çıkmaya başladı ve bu durum bazı devlet yöneticilerinin hoşuna gitmedi. Zira o zamanın kahvehanelerine genelde eğitimli kültürlü insanlar giderler ve sohbetler ederlerdi. Bu sohbetler sırasında, elbette bazı eleştiriler de dile getirilirdi.

Kahvehanelerde bazı eleştirilerin dile getirilmesi devleti yönetenleri rahatsız etmeye başladı ve zaman zaman kahve haramdır şeklinde fetvalar verildi, kahvehaneler kapatıldı. Hatta kahveden alınan vergiler arttırıldı. İslam Ansiklopedisinde, kahvenin yasaklanması ile ilgili olarak şu bilgiler verilmektedir;

“Kahve genellikle siyasî sebeplerden dolayı zararlı bulunmuş ve aleyhine fetvalar verilmiştir. XVI. yüzyılda kahveyle ilgili olarak iki şeyhülislâmın fetvası büyük önem taşımaktadır. Bunlardan biri Ebüssuûd Efendi’ye, diğeri Bostanzâde Mehmed Efendi’ye aittir. Ebüssuûd Efendi, daha çok kahvehanelerin durumunu dikkate alarak kahve ve kahvehaneler aleyhine fetva vermiş ve “fâsıkların içeceği” olduğu için kahvenin haram sayıldığını ileri sürmüştür. Ona göre “ehl-i hevâ” kahvehanelerde toplanarak tavla ve satranç oynamakta, sarhoşluk veren şurup ve ardından kahve içmektedir. Sarhoş olan bu insanlar namazlarını da ihmal ettiklerinden böyle yerlerin kapatılması gerekmektedir. Şeyhülislâm Bostanzâde Mehmed Efendi ise ilk meşihatı sırasında, kahveyle ilgili her türlü itirazı ifade eden vaiz İştipli Emîr Efendi’nin on iki beyitten oluşan sorusuna cevap olmak üzere gerekçeli açıklamalarla birlikte elli iki beyitten meydana gelen bir şiirle kahvenin lehinde fetva vermiştir. 1000 (1592) tarihli bu fetvaya göre kahve sarhoşluk verici bir madde olmadığı gibi sağlığa faydaları olan bir içecektir ve fetvada bu husus “fevâid-i kahve” başlığı altında anlatılmıştır.”

Bu tür çabalara karşın, kahve tüketilmeye, kahvehaneler de her zaman bir şekilde var olmaya devam ettiler.

Batuhan AĞAŞ

Batuhan Ağaş

1992 yılında İzmir'de dünyaya geldi. İlköğretim hayatını tamamladıktan sonra eğitimine bir meslek lisesinde devam etti ve Elektrik Bölümü mezunu oldu. Ardından ise Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarih bölümünden mezun oldu. Henüz mezun dahi olmadan pek çok önemli tarihçinin de yazar olduğu bir tarih dergisinde 1,5 yıl boyunca belli aralıklarla makaleler yayımladı. Tarihin her alanına ilgi duymakla beraber, asıl ilgi alanı Genel Türk Tarihidir. Aynı zamanda tarihtenyazilar.com'un kurucusudur.

Düşünceleriniz bizim için önemlidir. Yorumunuzu buraya yazabilirsiniz...

%d blogcu bunu beğendi: