Tomris Hatun

Grek kaynaklarında adı Leydi Origana olarak geçen Saka Kağanıdır. Bozkır Türk kültüründe çok erken dönemden itibaren kadının yeri erkeğin yanı olmuştur. Belge olarak takip edilebildiği kadarıyla M.Ö.1100 yıllarında bile katunlar Toy (Meclis) toplantılarının doğal üyesi olarak görülmüş ve tıpkı Kağan gibi tek oy hakları olmuştur.

İbn Batuta “Şehname”de Kırım ziyaretinden bahsederken; “Burada öyle bir şeye şahit oldum ki bu zamana kadar hiç görülmemiştir. O da Türklerin kadınlarına gösterdiği hürmettir. Burada kadınların kıymet ve derecesi erkeklerden üstündür.” Görüldüğü üzere, medeniyetin öncülüğü konusunda çok iddialı olan toplumlar Türk anlayış ve hayat görüşünün yaklaşık 2900 yıl gerisindedirler.

MÖ 550 de Persler Kralı Büyük Kyros (II. Kiros – II. Kyros) (d.590 veya 576 ö.528 veya 529) Med İmparatorluğunu yıkmış ve Persleri büyük bir devlet haline getirmişti. II.Kyros çok kurnaz bir kraldı. İlk hedefleri genelde ticari amaçlı olmuş ve Fenike’yi ele geçirerek hem denize ulaşmış hem de liman edinmişti. Klikya’dan Anadolu’ya girdi. İstila hareketinden Urartu, Manna devleti ve Lidya payını aldı. Kroisos (Krezus)’un servetini ele geçirip tüm Anadolu’yu hakimiyeti altına aldı. Geri Babil’e yöneldi. Babil’in etrafındaki su hendekleri ve yüksek surları sebebiyle ulaşılması imkansız görünüyordu. II.Kyros, Fırat Nehrinin yatağını değiştirerek hendeklere giden suyu kesip bu sorunu hallettikten sonra şehre girdi. Hendekler ve surlara fazlaca güvenmiş olan Babil saray erkanı büyük bir eğlence içindeyken onun eline düştüler. Kendini Babil Kralı ilan ettikten sonra hedefinde Mısır vardı. Ancak öncelikle kuzey ve doğu topraklarını sağlama almak istedi. Bu bölgelerde Saka’lar yaşıyorlardı.

Bozkırın dönem temsilcileri Saka’lar büyük bir konfederasyon şeklindeydi. Perslere yakın olarak üç kolu yaşıyordu. Kral Kyros başlangıçta Saka haumavarga ile mücadele etmiş ve onları yenmişti. (JUNGE 1939: 61). Sonrasında Saka tigrakhuada ile çarpışmaları oldu. Sakalar her zamanki gibi toprakları yakıp çöle çeviriyor ve çekiliyorlardı. Önemli bir başarı kazanamadan ilerleyerek Sogdlular’ı ve Harezmliler’i hakimiyetine aldı. Hazar denizine yöneldi. (HERRMANN 1930: 2127). Saka birliğine dahil olan Massagetler (TARHAN 1968: 72)’in Hakanı ölmüş, yerine Hatunu Tomris Kağan olmuştu. Tomris Kağan, acem kaynaklarında Afrasiyab olarak geçen Alp Er Tonga’nın uruğundandır. Çok bilge bir yönetici, iyi yetişmiş bir asker, çok güzel bir kadın ve tam bir Türk Anasıdır. Ancak dedesi gibi savaşçı değil, daha ihtiyatlı bir yöneticidir. Onun için kaçınılmaz hale gelmedikçe savaş çare değildir. Halkından kimsenin aç kalmasına müsaade etmez ve kimsenin kanının akmasını istemez.

Kyros savaşmadan toprakları ele geçirmek için öncelikle elçiler göndererek Tomris Kağan ile evlenmek istediğini bildirdi. İsteği tereddütsüz reddedilince üzerlerine yürüdü. Tomris elçi göndererek Kyros’a savaş düşüncesinden vazgeçmesini, ama mutlaka savaş istiyorsa kendilerinin de hazır olduklarını bildirdi. (HERODOTOS I. 205-206). Tomris’in 16 Yaşındaki oğlu Sporgapises (Isparga) Saka birliklerinden birine komuta ediyordu. Kyros onları tuzağa düşürüp esir aldı. Çok sinirlenen Tomris, Kyros’a dünyada döktüğü kanın hesabını soracağına yemin etmişti.

Pers ordusu ileri hareketle İnci Irmağından geçip Saka kışlağına açılan Büyük Balhan Dağlarının dar bir boğazına geldiğinde Tomris önlerini kesti. Boğazın iki tarafını tutan usta okçular pers ordusunun üzerine yağmur gibi ok yağdırdılar. Boğazdan atlı savaş arabalarıyla gelen diğer Saka kolu, panik içindeki Persleri tam bir bozguna uğrattı (M.Ö.529-Savaş tarihini farklı kaynaklar 528-530 arasında verirler). Bu savaşta Kyros, savaş için özel olarak eğittirdiği 2-3 bin köpeği de kullanmış ancak atlı savaşçılara karşı bir başarı sağlayamamıştır (HERRMANN 1930: 2128). Pers ordusunun büyük çoğunluğu esir alınmıştı. Binlerce ölü arasında Kyros II’de vardı. Tomris onun cesedinin yanına getirilmesini emretti. Elleriyle II.Kyros’un kafasını kesip vücudundan ayırdı. Saçlarından tuttuğu Kyros’un başını, kan dolu bir fıçının (yada kabın) içine attı ve;

-“Hayatında kan içmeye doymamıştın, şimdi seni kanla doyuruyorum!” Dedi…

Şenol Soydan
24/04/2015 – Kocaaeli

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: