Dörtlü Takrir’den İdama: Ali Adnan Ertekin Menderes

Dörtlü takrir’den güç sarhoşluğuna ve ardından darağacına giden bir sürecin kahramanı Ali Adnan (Ertekin) Menderes…

Dörtlü Takrir (bildiri)

TBMM’de “Topraksız Köylüyü Topraklandırma Kanununu” görüşülürken, toprak ağalarının 5000 dönümden fazla olan topraklarının, 5000 dönümden sonraki kısmının kamulaştırılarak, yoksul ve topraksız köylüye dağıtılmasının gündeme gelmesi üzerine, toprak ağası milletvekillerinden olan, Ali Adnan Menderes, Refik Koraltan ile Celal Bayar ve Fuat Köprülü tarafından 12 Haziran 1945 tarihinde “Dörtlü Takrir” olarak adlandırılan bir bildiri yayınlanır. İsmet Paşa’nın “Parti içi muhalefet istemem , muhalefet yapacaklarsa başka parti kursunlar.’’ çıkışı üzerine, dört milletvekili CHP ‘den ihraç edilirler ve ardından 7 Ocak 1946 tarihinde Demokrat Parti’yi kurarlar.

Açık Oy, Gizli Sayım

Demokrat Parti’nin kurulup örgütlenmeye başlamasının ardından 1947’de yapılması gereken seçimler, Demokrat Parti’nin tam olarak örgütlenmesini tamamlamadan, 21 Temmuz 1946 tarihine çekilmiştir. 1946 seçimleri “açık oy, gizli sayım” uygulamasıyla demokrasi tarihimizdeki yerini almıştır. Demokrat Parti, bu seçimlerde 61 milletvekili çıkarırken CHP 397 milletvekili çıkarmıştır.

14 Mayıs 1950 Seçimleri ve “Beyaz Devrim” Süreci

1950 seçimlerinde Demokrat Parti’nin önünü kesmek için, çoğunluk sistemi uygulanmıştır.(1) Çoğunluk sistemi ile birlikte günümüzdeki ” gizli oy, açık sayım” uygulamasına geçilmiştir. CHP’nin, Demokrat Parti’nin önünü kesmek için uyguladığı çoğunluk sistemi ters tepmiş, 14Mayıs 1950’da yapılan seçimlerde, Demokrat Parti 416 milletvekili çıkararak (CHP 69) tek başına iktidara gelmiştir. Bu durum,  “beyaz devrim” olarak adlandırılmıştır. II. Dünya Savaşı yıllarında yaşanılan sıkıntıların bedelini (2) Halk iktidar partisi olan CHP’ye kesmiştir. Oy oranları %55 ‘e karşı % 39 olmasına rağmen, milletvekili sayısı arasında seçim sisteminden dolayı çok büyük bir uçurum oluşmuştur.

Güç Sarhoşu Adnan Menderes

Adnan Menderes, Ezan’ın Türkçe okunması uygulamasından vazgeçerek, Arapça ezanı tekrar geri getirir. Ardından Genelkurmay başkanı dahil çok sayıda generali bir gecede emekliye sevk eder, meclisten izin almadan Kore’ye asker gönderir. Türkiye’yi Nato’ya sokar. Daha sonraları Türkiye’de bir çok karanlık cinayet ve olayların arkasında olan seferberlik tetkik kurulu’nu (özel harp) kurar. Bu dönemde gerek Marshall Yardımı, gerekse dış borçlarla kısmi bir rahatlama sağlanır. Ama Kıbrıs Sorunu’nun gündeme gelmesinin ardından, 6-7 Eylül olayları yaşanır. Bu olaylar sırasında İstanbullu Rum vatandaşlarımız çok büyük bir yağma ve kundaklama olayı ile karşı karşıya kalmıştır.

Sonun Başlangıcı

Adnan Menderes’in başbakanlığındaki Demokrat Parti 1954 ve 1957 seçimlerini de kazanır. Buna Karşın milletvekili çıkaramadığı Kırşehir’i, Kırşehir kanunu ile ilçe yapar, aynı şekilde İsmet Paşa’nın memleketi olmasından dolayı milletvekili çıkaramadığı Malatya’yı da, Adıyaman’ı il yaparak ikiye böler. Ekonomin kötüye gitmesinin ardından toplumsal gösteriler ve basın muhalefeti artar. Çözümü, gösterilere karşı şiddet, basına da baskı uygulamakta bulur. Ardından muhalefete karşı “Vatan Cephesi’ni oluşturur. Vatan Cephesine katılanların adları her gün TRT radyolarından yayınlanmaya başlar.

Sizi Ben Bile Kurtaramam

Bu süreçte anamuhalefet partisi genel başkanı olan İsmet İnönü Uşak’ta taşlanır ve başı yarılır. İstanbul Topkapı’da linç edilmeye çalışılır. Polisin gözü önünde olan bu olaya, polis tepkisiz kalır. İsmet Paşa’yı oradan tesadüfen geçen bir inzibat aracı kurtarır. Bütün bunların dışında darbe yapacaklar diye muhalefete yönelik Demokrat Parti milletvekillerinden oluşan ve hem savcı hem de hakim konumunda olan ve itiraz hakkı bulunmayan meclis tahkikat komisyonlarını kurar. Bu gelişmeler üzerine, İsmet Paşa Demokrat Partililere hitaben, “Sizi ben bile kurtaramam” der.

555-K

İstanbul ve Ankara’da meydana gelen gösterilerde ölümlerin olması üzerine her türlü gösteri yasaklanır ardından Demokrat Partililerin Ankara Sıhhıye’de 5 Mayıs 1960 tarihinde yapacakları mitingi engellemek amacıyla  “555 – k” şifresi ile ( 5. ayın 5. saat 5 – kızılay ) Atatürk posterleri ve Türk bayrakları ile miting basılarak engellenir.

12’ye Çeyrek Var 

Bir ABD gazetesinde 12’ye çeyrek var başlığı ile yayınlanan ve Türkiye’deki gelişmeleri anlatan yazının basında da yer alması Menderes’i köpürtür. Ardından Kara Harp Okulu öğrencileri 21 Mayıs 1960 tarihinde Kızılay’da sessiz bir yürüyüş düzenlerler.

Yolun Sonu

27 Mayıs 1960 günü Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koyar. Eskişehir’den Kütahya’ya gitmekte olanAdnan Menderes yolda alınır. Tutuklandıktan sonra Demokrat Parti milletvekilleri için yassı ada mahkemelerinde yargılanma süreci başlar.

Darağacı

Yassı Ada süreci Hasan Polatkan, Fatin Rüştü zorlu için 16 Eylül 1961’de İmralı Adası’daki darağacında son bulur. Adnan Menderes bu süreçte hap içerek intihar giriminde bulunmuş, askerin durumu farketmesi üzerine midesi yıkanarak ertesi gün 17 Eylül 1961’de İmralı Adası’nda idam edilmiştir. İsmet Paşa idamları engelleyebilmek için çok uğraşmış ama durduramamıştır.

Yılmaz Bozkurt

Dipnot

1) bir ilde hangi parti daha fazla oy almışsa ; o ilin çıkaracağı milletvekillerinin tamamı o partinin oluyordu

2) tıpkı ikinci dünya savaşı’nı kazanan ingiltere’de winston churchill ‘in clamente attel’a karşı seçimleri kaybetmesi gibi

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: