Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarındaki modernleşme çabaları, Avrupa’daki şehirlerin “köpeksiz sokaklar” oluşturma örneklerini izlemekle başladı. Sultan II. Mahmut’un hükümeti de bu dalgaya katılarak İstanbul’daki sokak köpeklerini toplatma kararı aldı. Bu kararın ardında yatan sebeplerden biri, İstanbul’da gece saatlerinde bir İngiliz vatandaşının köpekler tarafından saldırıya uğraması ve bunun sonucunda İngiltere’den gelen ültimatomdu.
Ancak, bu karar halkın yoğun tepkisiyle karşılaştı. İstanbul’un köpekleri, şehir yaşamının ayrılmaz bir parçasıydı. Halkın tepkisi üzerine, hükümet geri adım attı ve köpeklerin tekrar şehre dönmesine izin verdi.
Sultan Abdülaziz döneminde benzer bir girişim daha yaşandı. Köpeklerin tekrar Sivriada’ya sürülmesi kararlaştırıldı, ancak bu sefer de İstanbul’da büyük bir yangın çıkınca, halk bunu “köpeklerin laneti” olarak değerlendirdi ve hükümet bu kararını geri çekti.

1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte iktidara gelen İttihat ve Terakki hükümeti, modernleşme hareketleri kapsamında köpek sorununu köklü bir şekilde çözmek istedi. Avrupa’da gelişen kozmetik sanayisiyle işbirliği yapılması bile düşünüldü, ancak halkın tepkisi bu planların rafa kaldırılmasına neden oldu. Sonunda, İstanbul Şehremini (Belediye Başkanı) Suphi Bey, şehirdeki köpekleri hızlı bir şekilde toplama kararı aldı ve onları Sivriada’ya sürgün etti.
Köpeklerin sürgün edilmesinden iki yıl sonra, Marmara Denizi’nde büyük bir deprem meydana geldi. İstanbul ve Tekirdağ gibi şehirler bu depremden ciddi şekilde etkilendi. Aynı yıl Balkan Savaşları patlak verdi ve Osmanlı İmparatorluğu büyük toprak kayıpları yaşadı. Bu felaketler, halk arasında köpeklerin laneti olarak yorumlandı. Sivriada, bu trajediden sonra “Hayırsız Ada” olarak anılmaya başlandı.

Hayırsız Ada Sürgünü, İstanbul’un modernleşme sürecindeki acımasız ve trajik bir olayı olarak tarihe geçti. Köpeklerin sürgün edilmesi ve sonrasında yaşanan felaketler, insan ve hayvan ilişkilerinde derin izler bıraktı. Bugün Sivri Ada, unutulmuş bir köpek mezarlığı olarak, geçmişte yaşanan bu trajediyi hatırlatıyor. Bu olay, modernleşme uğruna alınan yanlış kararların ne denli büyük sonuçlar doğurabileceğinin bir sembolü olarak hafızalarda yerini koruyor.





✍️ Yorumunuzla İçeriğe Değer Katın: Katkılarınızı bekliyoruz!