Prof. Dr. Kemal Arı
(-Kimse Kimseyi Aldatmasın: O Nedir, Bu Nedir?)
Sınıftayım…
Ne fakültenin ne ana bilim dalının adını söylerim…
Bende kalsın; kimseyi kırmak değil dileğim:
Savaşların nasıl başladığını ve nasıl bittiğini anlatmak istiyorum.
Ki bu anlaşılırsa, Birinci Dünya Savaşı’nın Türkler için neden bitmediğini ve Sevr’in bir barış antlaşması gibi nasıl ulusa dayatıldığını da anlatabileyim.
Buradan da Lozan’a uzamaktı dileğim.
Bu arada Türk Ulusu’nun şanlı şahlanışını, Sevr’i bir barış metni olarak kabul etmediğini ve tarihin çöplüğüne anlatmayı düşünüyorum.
Ve diyorum ki:
-“Her savaş, bir devletin başka bir devlete ya da devletler gurubuna savaş ilan etmesiyle başlar. Savaşılır; bir nokta gelir, savaşan taraflardan birisi artık barış istemek durumunda kalır. Bunun için önce silahların susması gerekir. Buna mütareke diyoruz. Sonra mütareke dönemi başlar ve taraflar barış koşullarını belirlerler. Bunun sonucunda da barış antlaşması yapılır, imzalanır ve savaş hali sona erer”
Yok, arkadaş; yok!
Anlatamadım.
Ne kadar dilim döndüyse anlatamadım.
Soruyorum:
Birinci Dünya Savaşı ne zaman başladı?
Zinhar bilen yok.
Ne zaman bitti?
Onu da bilen yok…
-“Sevr nedir?”
-“Mondros nedir?”
Dünya Savaşı nedir?
Hangi devletler bu savaşta yer almıştır?
Yok, yok; Allah kahretsin yok…
İnadına soruyorum ben de:
O nedir, bu nedir?
Seviye sıfır.
Bu çocuklar hiç bir şey öğrenmeden gelmişler sınıflara. Lise eğitimi bir şey vermemiş. Geçen dönem de nasıl gördüler tarih dersini bilgim yok. Kimse hocaları mutlaka o da benimle aynı duyguları yaşamıştır.
Ancak yok kardeşim…
Böyle bir bilgi sığlığıyla tarih inşası falan olmaz, olamaz… Tarih bilinci olmayınca da ne demokrasi kültürü gelişir, ne birey kavramı…
Olmaz böyle şey, nasıl bir karabasan bu anlamak olası değil!
Kimsenin bir şey bildiği yok:
-“Allah böyle eğitim sisteminin ta…”
Ya sabır!
Baktım birisi küçük bir köpek yavrusu getirmiş sınıfa; aldım kucağıma, onu sevdim…
Adını bir içki markası koymuşlar!
Demeyeyim, bende kalsın.
Daha üç aylık.
Çişini bile öğrenmiş.
Köpek bile köpekken…
Daha ne diyeyim?
Tövbe tövbeee…
Prof. Dr. Kemal Arı




✍️ Yorumunuzla İçeriğe Değer Katın: Katkılarınızı bekliyoruz!