-
Eski Taş Çağı (Paleolitik): İnsanlığın Başlangıcı
Paleolitik dönem, avcı-toplayıcı insanların besin üretmeden yabani kaynaklarla geçindiği, mağaralarda barındığı, çevresel koşullara bağlı göçebe yaşam sürdüğü ve sürekli yeni kaynaklar aradığı bir evredir. Arkeolojik kemikler, bu ilkel çağın amansız bir avcılık üzerine kurulu olduğunu gözler önüne serer; zira o dönemde bir tek hayvan bile insanın boyunduruğu altına girmemiştir. Bu sert ve zorlu başlangıç, erken…
-
Leonardo da Vinci Kimdir?
İtalyan Rönesansının en büyük dehalarından biri olarak kabul edilen Leonardo da Vinci, pek çok alanda çalışmalar yapmış ve yaptığı işlerle dünya tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Fiziksel teması sevmez, cinsellik konularını iğrenç bulurdu ve birçok çalışması yarım kalmıştı. Bu makalede, Leonardo da Vinci’nin hayatı, çalışmaları ve kişisel hayatı hakkında ilginç gerçekler öğreneceksiniz.
-
Osmanlı Armasının Tarihi Geçmişi ve Hikayesi
Bir padişahın emriyle yaptırılan ilk arma III. Selim’in Mührü hümayunudur. 1798 yılında İngiliz bir Hakkaka yaptırılan Mührü Hümayun, Osmanlı’daki ilk resmi arma örneği sayılabilir. Armanın sağ ve sol tarafında bitkisel motifler, üstünde batıdaki krallık armalarına benzeyen bir taç, tacın hemen altında bir hilal ve altı köşeli yıldız vardır. Ayrıca armanın ortasında III. Selim’in tuğrası ve…
-
Kudüs’ün Üç Semavi Din İçin Önemi Nedir?
Kudüs, Yahudiler kadar Müslümanlar için de önemli bir şehirdir. Çünkü Kudüs, Müslümanların ilk kıblesidir. Hz. Muhammed’in Medine’ye hicretinden 14 ay sonrasına kadar da Müslümanların kıblesi olarak kalmıştır. Müslümanların kıblesini Kudüs’ten Kâbe’ye dönmesi Hz. Muhammed’in Miraç yolculuğundan sonra gerçekleşmiştir.
-
Bulgaristan’ın Kör Kahini: Baba Vanga
Baba Vanga, hayatının erken dönemlerinde gözlerini kaybetmiş Bulgar bir kahindir. Halk arasında “kör kehanetçi” olarak tanınan Baba Vanga, dünya genelinde birçok kişi tarafından saygı duyulurken, bazıları da öngörüleri nedeniyle korkmaktadır. Baba Vanga’nın kehanetleri arasında doğal afetler, savaşlar ve siyasi olaylar gibi birçok konu yer almaktadır.
-
Çanakkale Savaşı’nda Asker Nasıl Beslenirdi?
İçecek su nereden bulunur? Bir hastalık varsa sağlık sorunları nasıl çözülür? Askerin morali, eğitimi ve duygu dünyası nasıldır? Öyle bir organizasyon kurmalısınız ki bütün bu sorunları usulünce çözebilmelisiniz. Yalnız bir ürünü üretip, tüketenin kullanımına sunmak yetmiyor… Onu almak, ta cephelere kadar taşımak; depolamak, depo ortamlarında sağlıklı biçimde saklamak ve dağıtmak da gerekiyordu.
-
Vahdettin, Mustafa Kemal’i Samsun’a Neden Yolladı?
Evet Vahdettin ”Paşa paşa, devleti kurtarabilirsin!’ demiştir fakat Vahdettin’in kurtuluştan kastettiği kurtuluş savaşını başlatmak değil İngilizleri kızdırmamaktır. Vahdettin’in kızı bile babasının kurtuluş savaşını hiç düşünmediğini, İngiliz dostu olduğunu dürüstçe söylemektedir.
-
Ninova Kütüphanesi ve Asur Hukukundan Örnekler
Orta Asur Kanun Tabletlerinin elimize ulaşan ve tercüme edilenlere göz attığımızda evlilik, miras, mülkiyet, zina, başörtüsü, bir insana veya cenine fiziki zarar verme, cinayet, borç-alacak meseleleri gibi birçok konuda örf ve adetlerin kaleme alınmış şekli bulunur.
-
Türkiye’de Çok Partili Sisteme Geçiş Denemeleri
Türk Ulusu’nun önderi Mustafa Kemal, 1923 yılında kurulan yeni rejimin sağlam temellere dayandırılması ve yükseltilmesi ülküsü ile hareket ederken demokratik bir tutum takınmamıştır. Ne var ki Türkiye Cumhuriyeti’nin istikametini belirleyen devrimlerin başarıyla gerçekleştirilmesinin ardından demokratik bir siyasi ortamın oluşması arzusunu dile getirmeye başlamıştır. Aslında bu da Mustafa Kemal’in gerçekleştirmek istediği devrimlerden birisi olmuştur.
-
Eski Türklerde Törenin Yeri ve Önemi
İslam öncesi Türkler, ‘’Töre’’ kelimesini ‘’Törü’’ olarak telaffuz etmişlerdir. Uygurlara göre ‘’Törü’’ kanun demektir. Göktürkler ise Törü kelimesini devlet kanunları anlamında kullanmışlardır. (3) Genel olarak ise Törü sadece kağanın uyması gereken kanunlar değildir. Törü aynı zamanda halkın uyması gereken sosyal, sözlü kanunlardır. Kaynağını ise geleneklerden ve Türklerin dininden almaktadır.
-
Milli İrade’ye ”Sopa” Darbesi: 1912 Sopalı Seçimleri
1912 seçimlerinin tarihe ”sopalı seçim” olarak geçmesinin nedeni İttihat ve Terakki partisinin seçim öncesi, muhalifleri sopayla döve döve susturmaya çalışmasıdır. İktidar olmanın verdiği güçle muhalefeti susturmak için her yolu denediler. Örneğin İttihat ve Terakki muhalifi Rıza Tevfik, Büyükada’da verdiği konferansı gerekli makamlara bildirmediği bahanesiyle 25 gün hapis cezasına çarptırıldı.
-
Osmanlı da Harf Devrimi Yapmak İstemişti
Osmanlı döneminde, Arap alfabesi her zaman bir grup azınlığın bildiği bir ayrıcalık oldu. Yüzyıllarca böyle devam etti ve hiç sorun olmadı. Ta ki Tanzimat dönemine kadar… İlk gazetelerin çıktığı, kitapların basımının arttığı bu dönemde halkın okuma yazma bilmemesi bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Sonuçta basılan kitapları, gazeteleri halk okuyacak.
-
Roma’nın İkinci Başkenti: İstanbul’un Doğuşu
Bir şehir, birçok nedenle tarih sahnesinde öne çıkabilir. İşte size bir şehrin doğuşunu ve Roma İmparatorluğu içindeki kritik rolünü anlatan bir hikaye. Stratejik, ekonomik ve politik faktörler, bu şehrin seçilmesinde etkili oldu. İstanbul, Latin Batı ile Yunan Doğu arasındaki çatışmayı temsil ederken, Bizans uygarlığının doğuşuna da tanıklık etti. Ayrıca, Roma’nın saldırılara uğrayıp, kaybolma tehlikesi karşısında…
-
Beethoven’in Gözyaşları: 9. Senfoninin Sırrı
Belki yirmi yıldır uğraştığı, ancak bitiremediği; notalarını o deftere bu deftere kaydettiği bir senfonisi vardı. Gittikçe kulağına çarpan sesleri duymaz bir hale doğru ilerlerken, son bir çırpınışla bu 9. senfonisini bitirecekti. Ve günlerce, aylarca uğraştı. Gittikçe kulakları devreden çıkıyor; yalnız parmaklarının sihirli uçuşu ve tuşların ritmik hareketi eserine son şeklini veriyordu.
-
İkinci Dünya Savaşı ve Türkiye
Milyonlarca insan yaşamını yitirdi, milyonlarca çocuk öksüz kaldı. Türkiye bu savaşa katılmama başarısını gösterdi ve tek bir insanın burnu savaş nedeniyle kanamadı. Sonradan, İnönü’nün savaşa katılmayışını “Milletin erkekliğini öldürdün!” diye muhalefet yapan safdillere bu memleket tanıklık etti. Çocukları seçim meydanlarında İsmet Paşa’ya karşı şöyle bağırttılar: “Sen bizi aç bıraktın!”
-
Yıldırım Bayezid ve Timur: Ankara Savaşı (28 Temmuz 1402)
Timur, Karabağ kışlağında Bayezid’den gelen Osmanlı elçisine, Osmanlılar “dâim Frenklere karşı gaza yaptıklarından”, ona karşı yürümek “Frenklerin kuvvetlerinin artmasına” neden olur, bu nedenle “Rûm diyarı üzerine yürümek” yanlısı değilim, yanıtını verdi. Fakat, Bayezid’in Karakoyunlu Kara Yusuf’u himaye etmekte ısrarını bir meydan okuma olarak görüyordu.