Dünya Tarihi

Bulgaristan’ın Kör Kahini: Baba Vanga

Baba Vanga, hayatının erken dönemlerinde gözlerini kaybetmiş Bulgar bir kahindir. Halk arasında "kör kehanetçi" olarak tanınan Baba Vanga, dünya genelinde birçok kişi tarafından saygı duyulurken, bazıları da öngörüleri nedeniyle korkmaktadır. Baba Vanga'nın kehanetleri arasında doğal afetler, savaşlar ve siyasi olaylar gibi birçok konu yer almaktadır.

1911 yılının 31 Ocak günü güneş kova burcundayken o zamanlar Osmanlı Devleti toprakları içinde olan Makedonya’nın Ustrumca ilinde, erken doğum sonucu prematüre bir bebek dünyaya geldi. Hiç kimse yaşayıp yaşamayacağından emin değildi. Dönemin geleneklerine göre nazar değmesin diye yaşadığına emin oluncaya kadar isim verilmedi. İlk ağlayıp hayata tutunduğuna emin olunduğu zaman bakıcısı sokağa fırlayıp her gördüğü yabancıdan isim bulmasını istemişti. Birisi Andromaha ismini önerdiyse de, Bulgar kökenli aile, Andromaha ismini Yunanca olduğu için uygun bulmadılar. Başka biri de yine başka bir yunanca isim olan Vangelia ismini önerdi. Vangelia’nın Türkçe karşılığı “İyi Haberci”. “Müjdeci” anlamına geliyordu. Aynı zamanda İncil’in Yunanca isminin dişi versiyonuydu (İncillerin her birine “Evangel” denir). Vangelia adı benimsendi ve kabul edildi. Artık bu kızın adı Vangelia Pandeva Dimitrova idi.

Vangelia sarı saçlı, kahverengi gözleri ile sıradan çocuklardan biriydi. Babası 1. Dünya savaşı sırasında Bulgaristan ordusuna çağrıldı. Annesi ile beraber kalan Vangelia bir süre sonra babası askerdeyken annesini kaybetti. Çocukluğunun uzun bir süresini yakın akrabaları ve komşularıyla geçirdi. Savaştan sonra mağlup Bulgaristan Ustrumca’yı Yugoslavya’ya bırakmak zorunda kaldı. Yugoslav yöneticiler Bulgar milliyetçisi olan babasını düşüncelerinden dolayı tutukladılar. Üstelik ailenin tüm mal varlığına el koydular.

Vangelia, 12-13 yaşlarındayken gözleri göremez duruma geldi. Bunun sebebi tam olarak bilinmiyor. Bazıları, meydana gelen bir kasırganın Vangelia’yı 2 km öteye fırlattığını iddia ediyorlar. Ancak o tarihlerde meteorolojik kayıtlara göre böyle bir kasırga yaşanmamıştı. Belki kasırga olmasa da meydana gelen sert bir rüzgârın Vangelia’nın gözlerinin kumla dolmasını sağlayarak kör olmasına sebep olmuş olabilir. Tedavi çalışmaları sonuç vermedi. Bu yüzden 14 yaşında körler okuluna gitti ve 3 yılını orada geçirdi. Bu sürede körler alfabesini ve piyano çalmasını öğrendi. Ayrıca örgü, yemek ve temizlik işleri yaptı. Üvey annesi öldükten sonra kardeşlerine bakmak için eve dönmek ve çalışmak zorunda kaldı. Önceleri sağlıklı olan Vangelia 28 yaşında bir akciğer hastalığı olan Plöreziye yakalandı. Doktoru ona yakında öleceğini söylemesine rağmen hızlı bir şekilde iyileşerek kurtuldu.

Vangelia’nın doğaüstü yetenekleri çevrede duyuldukça ziyaretçilerin sayısı artıyordu. Vangelia’nın Şamanist güçleri vardı ve ziyaret edenlere gelecek ile ilgili bilgiler, haberler veriyordu. Bu bilgilerin ve haberlerin ne derece doğru olduğu bilinmese de ziyaret edenlerin çoğu savaş sonrasında yakınlarının hayatta olup olmadığını öğrenmeye geliyordu. Ziyaret edenler yakınları hayattaysa belki nerede olabileceği gibi konularda ip ucu öğrenme amacını güdüyorlardı. Ünü o kadar yayılmıştı ki Bulgar Kralı Çar III. Boris bile 8 Nisan 1942 tarihinde onu ziyaret etmişti.

Vangelia 10 Mayıs’ta 31 yaşındayken Dimitar Gushterov ile evlendi ve Petriç’e taşındılar. Kocası Bulgar ordusuna katıldı ve 5 yıl sonra alkolik oldu. 1962 yılında ölene kadar alokolizm hastalığından kurtulamadı.

Vangelia’ın sahip olduğu doğaüstü gücünün adı “Clairvoyance” olarak geçiyordu. Türkçe karşılığı “Durugörü” idi. Özelliği ise canlı ve cansız nesnelerin ve olayların beş duyunun yardımı ve desteği olmaksızın yani paranormal olarak hissedilmesi, algılanmasıdır. Metafizikçiler tarafından yapılan sınıflandırmaya göre gözleri kapalıyken çevreyi görebilenler (Gizligörü), saydam olmayan cisimlerin ardını görebilenler (Kristoskopi), bedenlerdeki iç organların işleyişlerini, rahatsızlıklarını saptayabilenler (Alteroskopi, kendi bedeni için yapabilenler Otoskopi), uzaklardaki ya da kapalı ortamlardaki olay, nesne ve canlıları algılayabilenler (Teleoptik), geçmiş (Prekognitif) ya da gelecekteki (Postkognitif) olayları algılayabilenler gibi çeşitleri vardı. Vangelia bunlardan hangisini, hangilerini yaptığı konusunda net bir bilgi yok ancak bu konuda çok güçlü yetenekleri olduğuna inanılıyordu.

Vangelia ilerleyen yaşlarda “Baba Vanga” diye anılmaya başlandı. Bulgarca “Baba” kelimesinin Türkçe karılığı “Nine” anlamına geliyordu. Vanga ise Vangelia’nın kısaltılmasıydı. Artık tüm dünya yaşlı Vangelia’yı Baba Vanga olarak tanıdı. Baba Vanga 1996 senesinde meme kanserinden ölmeden önce dünyanın geleceği ile ilgili kehanetlerde bulunmuştu. Doğal olarak olayların ya da kişilerin açık açık tanımlamasını yapmadığından dolayı dünyada binlerce kişi bu kehanetleri tercüme etmeye başladı. Yapılan tercümelerin bir kısmı siyaset, ekonomi, biyoloji ve coğrafya konularında bilgiye sahip kişilerin yardımı ile mantıklı yorumlarla yapılabildi. Fakat bazıları ise medyatik yaklaşımlarla tamamen mantık dışı yorumlar yapılarak açıklandı. Mesela yorumlardan birinde gelecek yıllarda 2 ayrı peygamberin daha geleceği iddia ediliyordu.

Baba Vanga düşük bir ihtimal de olsa Şaman güçlerine sahip özel bir insan olabilir. Ancak kehanetlerinin yorumlamasını yapanların bilim ile olan ilişkileri tartışılabilir.

Sedat Hakkı Karadayı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: