Karahanlılar Devleti, 9. yüzyılın ortalarında kurulmuş ve varlığını 13. yüzyılın başlarına kadar sürdürmüş bir Türk devletidir. Türkiye’de bu devlet genellikle ilk Müslüman Türk devleti olarak bilinir. Oysa bu devlet ne ilk Müslüman Türk devleti idi ne de tarihte kendisini “Karahanlılar” olarak adlandıran bir Türk devleti vardı.

Tarih derslerinde uzun yıllar boyunca öğrencilere ilk Müslüman Türk devletinin Karahanlılar olduğu öğretildi. Oysa bu bilgi artık oldukça eskimiştir. Günümüzde birçok ciddi tarih kaynağında ilk Müslüman Türk devletinin İdil Bulgar Devleti olduğu kabul edilmektedir.

Türkiye’de hazırlanmış en kapsamlı ve önemli ansiklopedilerden biri olan TDV İslam Ansiklopedisi’nde dahi, Ahmet Taşağıl tarafından kaleme alınan İdil Bulgar Devleti maddesinde bu devlet için “ilk Müslüman Türk devleti” tanımı yapılmaktadır.

İdil (Volga) Bulgar Devleti Haritası

Bugün tarih bölümlerinde de öğrencilere ilk Müslüman Türk devletinin Karahanlılar değil, İdil Bulgar Devleti olduğu öğretilmektedir. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarih Bölümünde okutulan “İlk Müslüman Türk Devletleri” isimli ders kitabında aynen şu bilgi yer almaktadır:

“Türkler arasında İslâmiyet’i resmî din olarak kabul eden ilk devlet ise İdil (Volga) Bulgar Devleti’dir. 922’de mucizevi bir hidayet eseri olarak İslâm’ı kabul eden Bulgar hükümdarı İlteber Almuş, Abbâsî Halifesi Muktedir Billâh’a bir elçilik heyeti göndererek kendisine İslâm dinini tebliğ edecek din bilginleri (fakihler), cami ve kale yapımına yardımcı olacak ustalar istemiştir.”

Karahanlılar Devleti Haritası

Karahanlılar Devletinin Gerçek Adı ve Alper Tunga Bağı

Şu ana kadar dikkat ettiyseniz ben de Karahanlılar ismini kullanmaya devam ettim ve bu bir alışkanlığın eseridir. Ancak kesin olan bir şey vardır ki, Karahanlılar olarak bildiğimiz devlet kendisini hiçbir zaman bu isimle anmamıştır. Bu adlandırma tamamen yapaydır. Karahanlılar dönemi üzerine çalışmış Rus tarihçi V. V. Grigoryev tarafından ortaya atılmıştır. Bu ismi seçmesinin ardındaki sebep ise hükümdarların lakaplarında “Kara” kelimesinin sıkça geçmesidir.

İlginç olan bir başka husus ise Karahanlıların kendilerini nasıl tanımladıkları meselesidir. Bu konu tarihçileri zorlamaktadır; çünkü kaynaklarda buna dair çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Buna karşılık komşularının onları nasıl tanımladığı konusunda biraz bilgi sahibiyiz.

Azerbaycanlı tarihçi Ekber N. Necef, Karahanlılar üzerine yazdığı önemli eserinde, komşularının Karahanlılardan bahsederken kullandıkları bazı ifadeleri tespit etmiştir. Onun belirttiğine göre komşuları Karahanlıları anlatırken “Han Oğulları”, “el-Hâniyye”, “el-Hakâniyye”, “Türkistan Hanı” ve “İlek” gibi ifadeler kullanmışlardır. Ayrıca kaynaklarda bize Karahanlıların kendilerini nasıl gördükleri konusunda ipucu verebilecek çok önemli bir ifade daha vardır: “Âl-i Afrasiyab.”

Bu isim ilk bakışta pek çok kişiye yabancı gelebilir. Ancak tarihî metinlerde zaman zaman karşımıza çıkan Afrasiyab, aslında Alp Er Tunga’dan başkası değildir.

Temsili Alper Tunga Görseli

Bu bilgilerden hareketle Karahanlıların kendilerini nasıl tanımladıklarına dair bazı fikirler öne sürmek mümkündür. Bir kısım tarihçiler Karahanlıların kendilerine “Hakâni” dediklerini öne sürmüşlerdir. Şahsi kanaatim ise devleti yönetenlerin kendilerini “Alp Er Tunga Oğulları” olarak tanımladıkları yönündedir. Özellikle Âl-i Afrasiyab ifadesinin önemli olduğunu düşünüyorum; zira bu ifade “Afrasiyab Ailesi” anlamına gelmektedir. Karahanlı hükümdarlarının lakapları arasında “Tonga” kelimesinin de görülmesi dikkat çekicidir. Kaynaklarda geçen “Han Oğulları” kelimesi ile kastedilenin de yine Alper Tunga olması ihtimal dahilindedir.

Bununla birlikte şu da bir gerçektir ki, Karahanlılar adı bugün artık yerleşmiş durumdadır. Bu nedenle bu ismi tamamen terk etmek de pek mümkün görünmemektedir.

Karahanlılar ilk Müslüman Türk devleti olmasalar da, İdil Bulgarlarından çok kısa bir süre sonra İslam’ı kabul etmişlerdir. Karahanlılar, yerleşik İslamî bir kültür yaratmakta İdil Bulgarlarına kıyasla daha etkili olmuşlardır. Buna karşın İdil Bulgarları da Karadeniz’in kuzeyindeki Türk kitlelerinin İslam’ı benimsemesinde büyük rol sahibi olmuştur. Böylece bu iki devlet sayesinde Türk İslam’ı iki kol hâlinde yayılmıştır. Ne yazık ki, Türk İslam tarihinin bu iki önemli devleti, ülkemizde hâlen yeterince bilinmemektedir.

Batuhan AĞAŞ

✍️ Yorumunuzla İçeriğe Değer Katın: Katkılarınızı bekliyoruz!

En sON EKLENEN İÇERİKLER

Tarihten Yazılar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin