Sultan İbrahim’in yaşadığı ruhsal bunalımların devlet yönetimindeki etkisi, padişahlığının ilk döneminde nispeten az hissedildi. Bunun en önemli sebebi, bir önceki bölümde bahsettiğim üzere, IV. Murad’ın son sadrazamı olan Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın Sultan İbrahim’in saltanatının ilk döneminde de görevinde kalmaya devam etmesiydi. Bu durum, paşanın 1644 yılındaki idamına kadar sürdü.
Paşanın yerine göreve getirilen Sultanzade Mehmed Paşa ise, İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın ifadesiyle, “Ferman Efendimizindir.” düşüncesiyle hareket etmeye çalışıyordu. Mehmed Paşa’nın bu tavrı, padişahın devlet yönetimindeki etkisinin artmasına neden oldu. Bu da devlet yönetiminde ciddi zafiyetlerin ortaya çıkmasında etkili oldu. Çünkü padişah garip kararlar alıyor ve bunların uygulanmasında da ısrarcı bir tutum sergiliyordu.

Bu kararlardan birisi, Sultan’ın İstanbul’da arabaları yasaklamasıydı. Sultan, zaman zaman ruhsal bunalımlar yaşar ve bu sorunlarına kendisini okutarak çözüm arardı. Padişah bir gün, kendisini okutmak için bir hocaya giderken bir sorunla karşılaştı. Yollar dardı ve yollarda arabaların olması seyahat etmesini güçleştiriyordu. Padişah bu sorunu son derece radikal bir karar alarak çözmeye çalıştı. Bu radikal karar, şehir içinde araba kullanımını yasaklamak idi.
Lakin bu yasağa rağmen padişah bir defasında şehir içinde bir araba gördü ve bu durumu emirlerine karşı gelinmesi olarak yorumladı. Padişaha göre bu durumun sorumlusu Sadrazam Salih Paşa idi. Salih Paşa’yı huzuruna çağırttı ve vakanüvis Naima’nın aktarımına göre şunları söyledi:
“Ben arabaları yasaklamışken neden benim dediğim yerine getirilmez? Ben padişah değil miyim? Tiz kellesini vurun.”
Padişahın garip kararlarından birisi ise güzelliği ile ünlü olan bir kadın ile ilgiliydi. Padişah bu kadının kendisine gönderilmesini emretmişti. Ancak bu emrin uygulanması ile ilgili bir sorun yaşandı. Bu sorunun sebebi, söz konusu kadının evli olmasıydı. Üstelik bu kadın, bir paşa olan İbşir Mustafa Paşa’nın eşiydi.
Padişah, kadının gönderilmesi emrini Vardar Ali Paşa’ya vermişti. Ancak Vardar Ali Paşa bu emri uygulamayı reddetti. Bu da onun asi durumuna düşmesine neden oldu. Onun yarattığı sorun, bir isyana da dönüştü. Bu sorunun çözümü için görevlendirilen kişi ise İbşir Mustafa Paşa’dan başkası değildi. İbşir Mustafa Paşa, Vardar Ali Paşa’yı ele geçirip öldürttü ve böylece sorun çözülmüş oldu.
IV. Murad döneminde Osmanlı-Venedik ilişkileri gergindi ancak bu bir savaşa dönüşmemişti. Sultan İbrahim dönemine gelindiğinde ise korsanlık faaliyetleri ve Venedik’in korsanları himaye ettiği iddiası, Osmanlı-Venedik arasında bir savaşa neden oldu. Sultan İbrahim döneminde uzun sürecek bu savaşın başlarında Osmanlı bazı başarılar gösterdi. Bu başarıda Yusuf Paşa’nın payı büyüktü. Yusuf Paşa, Hanya Kalesi’ni fethetmişti.
Sultan, bu başarının ardından İstanbul’da şenlikler yaptırmıştı. Ancak Yusuf Paşa’nın artan nüfuzu ve saray içerisindeki rekabetler, onun durumunu kısa sürede değiştirdi. Yusuf Paşa’nın az savaş ganimeti ile döndüğü yönündeki iddia büyük bir sorun hâline geldi. Bu iddianın temelini, Yusuf Paşa’nın muhtemelen sembolik anlamı olan iki mermer sütunu ve az sayıda esiri padişaha sunması oluşturuyordu.
Padişah Yusuf Paşa’yı çağırdı ve ona, “Hemen Girit’i al.” dedi. Yusuf Paşa, Sultan’ın bu emrine karşı çıktı. Paşa’ya göre acele etmeye gerek yoktu ve en önemlisi de deniz mevsimi değildi.
Paşanın padişahın bu emrine karşı gelmesi, onun hemen orada idam edilmesiyle sonuçlandı. Dönemin kaynakları, padişahın daha sonra pişman olduğunu aktarır. Padişah, Yusuf Paşa’nın ölü bedenini görmüş ve “Ne güzel kırmızı elma gibi yanakları varmış, yazık oldu, kıydım.” demiştir.
Padişahın yaşadığı ruhsal sorunlar, bir üfürükçü olan Cinci Hüseyin isimli bir zatın devlet kademelerinde hızla yükselmesine neden oldu. Esasında başlarda sadece bir medrese öğrencisi olan Cinci Hüseyin, Anadolu kazaskerliği ve padişah hocalığına kadar yükselmiştir. Bu gücünü kötüye kullanıp geniş bir rüşvet ağı kurmuştur.
Bu hususları bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım.
Sağlıcakla kalın.
Batuhan AĞAŞ, Yenihisar Gazetesi
Kaynakça:
Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Osmanlı Tarihi III. Cilt, 2. Kısım, Ankara, 2011 Türk Tarih Kurumu
Mehmet İpşirli, Tarih-i Na’ima III. Cilt Ankara 2014 Türk Tarih Kurumu
Mehmet İpşirli, Tarih-i Na’ima IV. Cilt Ankara 2014 Türk Tarih Kurumu
FERİDUN EMECEN, “İBRÂHİM”, TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibrahim–padisah (14.09.2026).
ABDÜLKADİR ÖZCAN, “KEMANKEŞ MUSTAFA PAŞA”, TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kemankes-mustafa-pasa (14.09.2026).
Yazının ilk bölümünü okumak için




✍️ Yorumunuzla İçeriğe Değer Katın: Katkılarınızı bekliyoruz!